Fotoğraflarla Tabloların Yarışı

Bu imajı, ilk gördüğümde başarılı bir fotoğraf karesi olarak değerlendirmiştim. Ama yanılmışım. Neden yanıldığımı söylediğimde de birçok insanın aynı yanılgıya düştüğüne inanmak istiyorum, çünkü resmin altındaki yazıları okudukça bunun bir fotoğraf değil, yağlıboya tablo olduğunu anladım. Eserlerin sahibi Christopher Stott (1976) adında realist bir sanatçıymış. Chris, Saskatchewan Üniversitesi (Kanada) fotoğraf bölümünden mezun olduktan sonra yağlı boya resimlere ilgi duymaya başlayıp atölyesine kapanmış. Böylece günlük objeleri, muhteşem ışık teknikleriyle başarılı kompozisyonlarda resmetmeye başlamış. Chris’in eserlerinde Vermeer‘in iç mekanlarına, Chardin‘in natürmortlarına ve Thiebaud‘un gerçekçiliğine dair ipuçları göze çarpmaktadır. Ben burdan birkaç resmini paylaşsam da sanatçının web sitesini (www.chrisstott.com) ziyaret ederseniz gözlerinizi bu harika eserlerden alamayacağınıza inanıyorum!

Bu resimleri incelerken aklıma okulda Hasan Bülent Kahraman‘dan aldığım derslerin birinde işlediğimiz fotorealist eserler geldi. Ben normalde balık hafızalıyımdır ama Hasan Bülent Kahraman’dan ders aldıysanız bilirsiniz ki herşey aklınızın bir köşesine kazınmıştır. İşte o derslerden hatırladığım kadarıyla fotogerçekçilik 1960’ların sonu – 1970’lerin başında Amerika’da ortaya çıkan bir sanat akımdır. Teknik olarak klasik realizme yakındır ama bu dönemde insanlar fotoğraflarla tanışık olduğu için gerçeklik derecesi oldukça yüksek eserler ortaya çıkmaktadır. Fotogerçekçilik diye tabir ettiğimiz, adeta bir fotoğraf karesi gibi duran bu resimler, pop-art sanat akımının devamıdır. Zaten konu olarak da, popüler kültürün öğeleri dikkatleri çekmektedir.

Fotorealizm denilence aklıma ilk gelen isimler, Chuck Close, Richard Estes ve Ralph Goings idi. Özellikle Chuck Close‘un büyük boyutlarda çalışılmış, bu kocaman gözlü portresinin aklımdan kolay kolay çıkacağını hiç sanmıyorum!

Chuck Close 1940’da Amerika’da doğmuştur. Genellikle portre çalışan sanatçının eserlerine yakından bakıldığında küçük fırça darbeleri ve tekrarlayan renkler göze çarpmaktadır.

Dediğim gibi fotorealist eserler popüler kültürü konu ediniyor. Bunu Ralph Goings‘in eserlerinde görmek mümkün ve onları bir fotoğraftan ayırt etmekse nerdeyse imkansız.

“My paintings are about light, about the way things look in their environment and especially about how things look painted.
Form, color and space are at the whim of reality, their discovery and organization is the assignment of the realist painter.”

-Ralph Goings, 1978

Richard Estes‘in (1932) eserleri ise şehir hayatını ve manzaraları konu edinmektedir. Geometrik formlarla karşımıza çıkan eserlerde temiz ve keskin yansımalar göze çarpmaktadır.

Bu olağanüstü resimleri, fotoğraf karesinden ayırmak gerçekten çok zor. Benim en sevdiğim sanat akımları olan Abstract Art ve Pop Art ‘ın uzantısı olarak 1960’larda ortaya çıkan günümüzde de hala devam eden fotorealist sanat akımının öncüleri Chuck Close, Richard Estes, Ralph Goings ve Duane Hanson olsa da John Baeder, John Kacere, Jack Mendenhall, David Parish, David Cone ve Franz Gertsch gibi sanatçılar da bu dönemin önde gelen isimleridir.

(Kaynak: ohknit, wikipedia, ralphgoings, americansuburbx, archdezart)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s